TİYATROYUNBAZ’dan
bir İbsen başyapıtı
“Peer Gynt”
OYUNBAZ’ın
“Peer Gynt”ü
(Per Günt)
Peer Gynt (Per Günt), Çehov’un “en beğendiğim yazar” diye tanımladığı, Norveç tiyatrosunun dünyaya mal olmuş ünlü oyun yazarı Henrik İbsen’in başyapıtlarından biri.
Oyun, iki perde, bir ömür…
“Kendi olma takıntısıyla donanmış, kendini gerçekleştirmek için gerek duyduğu her şeyi sadece ‘kendi’nde arayan bir insanın son nefesinde hayatı bir ‘tiyatro oyunu’ gibi gözlerinin önünden geçseydi… seyredeceği şey ne olurdu acaba?”.
PEER : Bir tek şey soracağım. Ne demek bu "kendin olmak"?
DÖKMECİ : Ne komik çıktı senin ağzından bu soru.
PEER : Hadi uzatma, sen bana cevap ver.
DÖKMECİ : Kendin olmak demek kendini imha etmek demektir.
Anladın mı? Anlamadın.
Yönetmenliğini Abdullah Cabaluz’un üstlendiği, Seniha Bedri Göknil-Zehra İpşiroğlu ve Mehmet Ergen’in çevirilerinden derlenen Peer Gynt, 17 ve 27 Haziran’da Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampusu Tiyatro Salonu’nda seyredilebilir.
PEER GYNT (Per Günt)
Süre : 2 saat 45 dak.
Bilgi için:
(536) 422 15 22
www.tiyatroyunbaz.com
OYUNBAZ ÜzerineTicari kaygıdan uzak, söyleyecek sözü olan, tiyatroya gönüllü insanların çabaları ve emeğiyle yaşayan bir grup olmaya çalışan Oyunbaz, ilk yapım olarak Anton Çehov başyapıtı ‘Martı’yı seçti. 2007-2008 tiyatro sezonunda sergilenen oyun, tiyatro çevresinden ve seyircilerden büyük ilgi gördü. 2008 Vasıf Öngören Özel Ödülü'ne değer görülen oyun, İstanbul içinde farklı sahnelerde seyircisiyle buluştu. Ulusal basın tarafından da ilgiyle karşılanan ‘Martı’ birçok olumlu eleştiri aldı.
Türkiye’de tiyatro sanatını yaşatmanın zorluğunun farkında olan topluluk, uzun vadede kendi sahne dilini yaratmayı ve repertuara alınan oyunları ‘Oyunbaz’ yorumuyla sahnelemeyi hedeflemektedir. Bu bakış açısıyla Dünya Tiyatro Tarihinin bir başka başyapıtı olan Henrik İbsen’in ‘Peer Gynt’ eserini Nisan 2009’da seyirciyle buluşturan Oyunbaz, yine klasik bir metni kendi özgün yorumuyla sahneye taşımıştır. Tiyatro’nun salt bir heves ya da elit bir sanat olmadığının bilinciyle, tiyatroyu bir ifade ve var oluş şekli olarak benimsemiş olan Oyunbaz, repertuarına aldığı klasik oyunlara getirdiği güncel yorumlarla tiyatronun, yaşamsal ve politik tavrını kendi yorumuyla seyirciyle paylaşmayı hedefler. Bugün tiyatronun ne yazar, ne oyuncu, ne yönetmen, hepsinin ötesinde bir ekip işi olduğunun bilinciyle ve kolektif üretime inanan yapısıyla Oyunbaz, dramaturgiden oyunculuğa, ışıktan müziğe, dekordan makyaja, rejiden sahne işçiliğine, üretimin her alanında yer alma düşüncesini üretim biçiminin bir parçası olarak benimsemiştir. Türk Tiyatrosuna uzun soluklu ve yenilikçi bir bakış açısı getirmeye çalışan topluluk edindiği deneyimlerle ve Tiyatro Sanatı’na olan katıksız inancıyla yoluna devam etmektedir.

Kendi olma takıntısıyla donanmış, kendini gerçekleştirmek için gereken her şeyi sadece "kendi"nde arayan bir insanın, son nefesinde hayatı bir ‘tiyatro oyunu’ gibi gözlerinin önünden geçseydi ne izlerdi acaba?
"PEER : Bir tek şey soracağım. Ne demek bu "kendin olmak"?
DÖKMECİ : Ne komik çıktı senin ağzından bu soru.
PEER : Hadi uzatma, sen bana cevap ver.
DÖKMECİ : Kendin olmak demek kendini imha etmek demektir.
Anladın mı? Anlamadın."
Henrik İbsen: ÖzgeçmişHenrik İbsen (1828 - 1906) 'Eleştirel gerçekçi' edebiyat anlayışının tiyatrodaki öncüsü, çağdaş tiyatronun kurucularından, Norveçli oyun yazarı ve şair.
Mali bunalıma düşmüş Norveçli bir tüccarın oğlu olan İbsen, Kristiana’ya girerek üniversite adayları için düzenlenen eğitim kurslarına katılır. İlk oyunu Catiliana’yı 1850’de yazar. 1851’de Bergen’de Den Nationale Scene’ye Sahne Ozanı olarak atandıktan sonra oyun yazarlığı daha ağırlık kazanır. 188 oyunun sahnelenmesinde yer alır. Norveç Tiyatrosu’nun sanat yönetmeni olur. Tiyatro iflas edince maddi güçlükler yaşar ve kendisine yardım bağlanması için Meclis’e başvurur. 1863’te Norveç’te Kristiana Tiyatrosu’nda sanat danışmanı olur; burs için yine hükümete başvurduğunda kendisine “burs değil, iyi bir dayak gerektiği” yanıtını alır. Tatlı İsteyenler adlı oyunun başarı kazanması üzerine hükümet yurt dışına geziye gidebilmesi için kendisine bu sefer mali yardımda bulunur. Dönemin en ünlü yazarı Bjornson’dan mali destek görerek 1864’te İtalya’ya gider ve zaman zaman Norveç’e dönse de 27 yıl yurt dışında kalır.
Batı tiyatrosu üstünde derin etkiler bırakan ve dram sanatının en büyük ustalarından sayılan İbsen, kendi konumunu şu sözlerle yansıtır:
“Yeni bir evrenin yaratılışına katkısı olanların başında geldiğim söyleniyor. Bense, tam tersine, yaşadığımız çağın birçok nedenden ötürü ancak bir takım yeni şeyler doğurabilecek, sona ermiş bir çağ olarak nitelenebileceğine inanıyorum.”
19. yüzyılın diğer büyük oyun yazarları gibi romantik, bireyci ve anarşist bir dünya görüşünün etkisinde yapıtlar vermiş olan İbsen, yazdığı eleştirel gerçekçi oyunlarda toplum bireylerinin yanılsamalarını, nevrotik ve ruhsal çalkantılarını açığa sermiş; bireyin boşa çıkan yaşam uğraşını, toplumun dış yüzü ile iç yüzü arasındaki karşıtlığın yol açtığı çelişkilerin üstesinden gelemeyişini irdelemiştir.
Başlıca eserleri: [değiştir]Brand (1866)
Peer Gynt (1867)
Nora, Bir Bebek Evi (1879)
Hortlaklar (1881)
Bir Halk Düşmanı (1882)
Yaban Ördeği (1884)
Denizden Gelen Kadın (1888)
Hedda Gabler (1890)
John Gabriel Borkman (1896)
Biz Ölüler Uyanınca (1899)
wikipedia.org özgeçmiş
vennekretsen.com Görsel
Haber Kaynak: İleti Haber Tiyatro Oyunbaz
Afiş ve Oyun Fotoğrafları: Tiyatroyunbaz
Henry İbsen biyografi: wikipedia.org
Henry İbsen Görsel: vennekretsen.com
Haber Düzenleme : Tevfik Yalçın evetbenim