hamxlet: Bizim Tiyatro

Yazı Boyutu

Tarih : 13.04.2011


Bizim Tiyatro nun kuruluşunun ilk oyunu olan Hamlet, 30 yıl sonra yine Zafer Diper tarafından, bu kez başka bir anlayışla sahneleniyor. Hamlet teki konunun benzeşik ama değişik bir yaklaşımı..





hamxlet

2010-2011 / Bizim Tiyatro / 30.yıl

 Kadıköy Kozyatağı Kültür Merkezi’nde (0216)658 00 15   
22 Nisan Cuma 20.30

    
bilgi@bizimtiyatro.net  / bizimtiyatro@gmail.com  / (0543) 765 71 15

 

 

Hamxlet / Shakespeare’in Hamlet adlı yapıtından yorumlayan - yöneten  Zafer Diper Yönetmen Yardımcısı  Ece Erişti - Berna Küçükoğlu / Giysi- Aksesuar  Nazan Diper Sahne Düzenlemesi  Ahmet Yürük  / Işık  Süreyya Karaduman Görsel İşlemler - Video Kurgu  Uğur Levent Kavcıoğlu / Eskrim Çalışması  Özden Ezinler  Afiş – Dergi  Aydın Göksu / Oyuncular:  Hamlet  Memetcan Diper / Ophelia Ece Erişti  Başkan Claudius  Savaş Özdural / Gertrude Elif İskender / Polonius Zafer Diper  Horatio Sezgin Cengiz /  Elizabeth Beril Senvarol / Rosencrantz Ali İhsan Bozdemir  Guildenstern Özgür Sağlık  / Laertes Cengiz Güleryüz / Hillary Nazan Diper  Barbara Berna Küçükoğlu


Bizim Tiyatro’nun kuruluşunun ilk oyunu olan Hamlet, 30 yıl sonra yine Zafer Diper tarafından, bu kez başka bir anlayışla sahneleniyor.  Hamlet’teki konunun benzeşik ama değişik bir yaklaşımı.. Günümüze getirilmesiyle, içeriğiyle- bir bakıma Shakespeare’den  “uzaklaşan”,  bir bakıma da kimi evrensel değerleri-kavramlarıyla “o olan” oyun, dünyanın önemli bölgelerinde konuşlanmış uluslararası  Hamxlet  adlı bir şirkete taşınarak yorumlanıyor…  

       Basında Çıkan Yazılardan Alıntılar
Zafer Diper, Shakespeare metninin kimi sahnelerinin yerini değiştirerek, kimilerini çıkarıp kimilerini ekleyerek, en önemlisi de konuyu krallıktan alıp çokuluslu bir şirket zeminine oturtarak yeni bir oyun oluşturmuş.. Baba Hamlet’in hayaletiyle de karşılaşmıyoruz, Yorik’le de  dertleşmiyoruz. Bunun yerine Hamlet bunalımını bagetlerin ucuna yükleyip harika bir bateri soloyla aktarıyor seyirciye. Hamxlet denen şirketin ve benzerlerinin ise çeşitli ülkelerde düzenlenen darbelerde, petrol yatağı ülkelere sözde demokrasi götürme adına yapılan saldırılarda parmağı olduğunu, hem de Ophelia’nın, aymakta epey gecikmiş olan Ophelia’nın ağzından duyuyoruz..Memetcan Diper, müthiş sahne sempatisi olana bir oyuncu niteliğiyle Hamlet’i giyiniyor. Dinamik, ayakları yere basan, oyuna renk katan bir Hamlet oluyor.. Hamxlet’in bir başka başarılı sanatçısı, yine genç kuşak oyuncularından Ece Erişti. Oyunun başında televizyonlardaki gençlik dizilerinin farklı toplum koşullarından devşirme gençlerine benzer tipler olarak karşımıza çıkan Ophelia-Hamlet ikilisi oyun sürecinde giderek kendilerini ve dünyayı sorgulayan kişilere dönüşüyorlar. Claudius’ta Savaş Özdural, Gertrude’da Elif İskender deneyimli oyunculuklarının hakkını veriyorlar. Bizim Tiyatro gibi iyi anlaşan bir ekip olunca, hiç kuşkusuz başarının yarısı da ilk adımda başarılmış oluyor. En büyüğünden en ufağına kadar bütün roller, “küçük rol yoktur” anlayışıyla yorumlanıyor..  Zafer Diper’i bu özgün yorumu için kutluyorum. 30.yıldönümü için isabetli bir seçim ve başarılı bir uygulama olmuş.  Seçkin Selvi / Milliyet Sanat
 
Çağlar öncesinde “egemen düzenin tutucu durağanlığına” karşı, insanın  aklına diyalektiği ve kuşkuyu sokan tiyatro oyuncusudur Hamlet.. O, çağımızda yaşamıyor diyebilir miyiz? Hayır; en azından ben, Bizim Tiyatro’da izlediğim “Hamxlet” oyunundan sonra artık  söyleyemem bunu… Dünyaya (ve şu yeryüzü  denilen tiyatroya, yaşamın sefaletine) umutsuzca bakışımı yerle bir eden bu seyirliği  izledikten sonra… Zafer Diper’in yeniden  düzenleyip yazdığı (özgün yapıttan aktarmalar da yaptığı) ve sahnelediği Hamxlet oyunu, gerçekte Shakespeare’in Hamlet’inden yola çıkarak insanlığa seslenen, çağımızın Hamlet’iyle ona can veren,  insanı yaşadığı şu “Tiksinti Çağı” üzerine düşünmeye ve dogmatikleşmiş, kokuşmuş, yozlaşmış yaşamsal gerçeklerin dışına çıkarak  “sorgulamaya çağıran kışkırtıcı ve uyarıcı bir seyirlik… İnsan yaşamını; para ve çıkar uğruna kalıplaştırmış, yozlaştırmış, ahlâk ve yürek yoksunu, faşistleşmiş burjuva öğretileri içine hapseden  kapitalizmin toplumsal uygulamaları karşısında bugününün, yarınlarının robotlaşan ürkünç ve karanlık gidişinden ürken insanın; sorgulama  ve başkaldırı yollarını köleleşmiş insan aklına (yani izleyiciye) vurması! İşte yönetmen Zafer Diper, bu gerçeği olanca çarpıcılığıyla vuruyor biz izleyicilerin beynine, yüzlerine… Karşısında şaşırıp kaldığımız X! Kim  bu? Hamlet’e can veren Memetcan Diper, nasıl bir oyuncu? Nasıl da açılıyor gözlerimiz onu izlerken? Aklımızdaki tüm geçmiş Hamlet  kalıplarının hiçbirine uymayan Memetcan Diper, yine de nasıl  Hamlet’leşiyor sahnede? Hamlet- Memetcan’ın babasının ölümünden kuşkulanıp amcasının onu öldürdüğü gerçeğine ulaşmasıyla gerçekten çığrından çıkıyor. Hamlet birden X’leşiyor, tıpkı geçmişte olduğu gibi; ama şimdi onun günümüze yakışır biçimde delirişi, belki de bilerek deli oluşu, deliyi “oynaması” yüzünden ansızın her şey anlamsızlaşıyor. Ya da anlam kazanıyor!.. kurulu düzenin alışılmış tutum, düşünce ve  inanış kalıpları dışına çıkan davranışları, sevgilisine karşı yabancılaşması  bir başkaldırıdan çok nöbet geçirmeye ya da delirmeye benzese de bu  tutarsızlıklar karşısında  “acaba bunlar neyin belirtisi?” diye düşünmekten alamıyoruz kendimizi..Bu “düşündürmede”, Hamlet- Memetcan’ın sıra dışı oyununun (yorumunun) etkisi büyük… Ophelia(Ece Erişti) de güç rolünün hakkını veriyor. deliren saf  genç kızı çok güzel yorumluyor. Durumunu “melodramlaştırmadan”, ama düzenin koruyucu-savunucu  kişisi, “günü kurtaran” küçük adamı, korkak Polonius’un sımsıkı sarıldığı geleneksel ahlâk ve onurunun simgesi kızı olarak, utanç ve terk edilmişlik duygusu içinde kadınca ezilerek canına kıyışını çok güzel trajikleştiriyor. Onun bu içler acısı cana kıyış durumuna; çağdaş düzen çarkının kadınları kuklalaştıran, erotik köleye dönüştüren, budala ve şaşkın, acınacak zavallı eros oyuncağı yapan tutumuna başkaldırırken Ophelia gibi canına kıymış (ölmeyi istemiş) şarkıcı Janis Joplin’in çığlık atan şarkıları da eşlik ediyor. Yönetmen Zafer Diper her çağda kurulu düzenin çarkını döndüren gücün; yoz, çarpık bir ahlâk anlayışı üzerine oturmuş siyasal yapılanmadan kaynaklandığını apaçık sergilediği  oyununda, kendisi de olağanüstü bir Polonius portresi çiziyor… Cladius (başkan amca) ve kraliçe Gertrude (açgözlü, doyumsuz, şehvet düşkünü karısı) rolündeki Savaş Özdural ve Elif İskender, rollerinin hakkını gerçekten verdiler. Kapitalizmin kösnül bir biçimde cinselleşen ve kuduran açgözlülüğünü tüm erotikliğiyle gözler önüne serdiler. Horatio(Sezgin Cengiz), Elizabeth (Beril Senvarol), Barbara(Berna Küçükoğlu) ve ölçülü oyunuyla Hillary (Nazan Diper) çok başarılıydılar. Laertes(Cengiz Güleryüz)’e gelince; arkadaş çizgisinden Ophelia’nın tutucu ağabeyi çizgisine kayışı şahaneydi. Hamxlet’le düellosu da! Rosencrantz(Ali İhsan Bozdemir) ve Guildenstein(Özgür Sağlık) rollerine tam oturmuşlardı. Gülünçlü kuklamsı ağırbaşlılıklarıyla düzenin ve Hamxlet’in sadık bendeleri olarak gerçekten izlenmeye değer portreler çizdiler… Şu içinde yaşadığımız çağın da, çevrenin de  insanları olan bu ölümsüz kişileri şaşırtıcı ölçüde büyük bir performansla canlandıran Bizim Tiyatro oyuncuları, gözlerimizin önüne günümüzün siyasal, toplumsal ve bireysel sefaletini sererek, izleyiciyi çağımız üzerine derin derin düşünmeye yönlendirmeyi başarmaktadırlar… Bu oyundan tek beklentimin; bu kadroyla dış ülkelerde de sahnelenmesi (örneğin Londra’da) olduğunu özellikle belirterek… Tansu Bele / Türk Dili Dergisi  
Oyun, Hamxlet adlı çokuluslu bir şirkette geçiyor. Hamlet’in arka planında yer alan Danimarka ve Norveç arasında süregelen düşmanlığın yerine ise çokuluslu şirketlerin birbirleriyle mücadeleleri ve karı arttırmak için giriştikleri karanlık ilişkiler yer alıyor.. Fisun Yalçınkaya / Sabah 
Diper’in rejisini sadece modern bir yorumlama olarak görmek yanılgı olur. Kapitalist düzenin önemli bir parçasını oluşturan Hamxlet şirketinin hissedarları ve yandaşlarının savundukları yaşam tarzı, uyutulmaya direnen vatandaşın, diğer bir ifadeyle gözü açık seyircinin kafasını epey karıştıracaktır. Diper’in sanatıyla yıllardır yapmak istediği de budur aslında; dürtmek, uyandırmak ve dert edindirmek…  Ragıp Ertuğrul / Seyir Terası
 
Bizim Tiyatro, 30.yılında Shakespeare’in ünlü eseri Hamlet’i Hamxlet yapıyor. 400 yıl önce intikam hırsıyla dolu olan karakterin, günümüzde, çokuluslu bir şirkette iktidarı ele geçirmek için neler         yapabileceği sorusunun yanıtını arıyor. Semra Çelebi/ Gazete Kadıköy 

Çokuluslu modern bir şirkette geçen Hamxlet, bir kapitalist sistem eleştirisi.. Bizim Tiyatro, Hamxlet’te toplumsal hafıza, iktidar ve  intikam hırsına odaklanıyor…  Radikal

Zafer Diper’in Hamxlet’te yaptığının yazıya geçirilmiş bir  alımlama- yorumlama etkinliği olduğu da savlanabilir. Çünkü  sonuçta  Shakespeare’in Hamlet’inin Diper anlamlandırması  doğrultusunda  yeniden kaleme alınışı bu…Hamxlet’se  Shakespeare entirkasıyla  kalmıyor, bunun yanında ortaçağ dekorundan günümüz yenidünya  düzenine uzanarak çok uluslu bir holding aracılığıyla o bildik Hamlet’in  nasıl kavramsallaşmış olduğunu kanıtlıyor bir bakıma… Hamxlet’te, insanın insanı sömürmesine dayalı o temel entrika odağa alınıyor. Bu entrikada ise genç, yetenekli, pırıl pırıl bir oyuncu kadrosunun insana doygunluk duygusu yaşattıran oyunculuklarına yer açılıyor... Hamlet’in şu kadar yıl sonra bu kez yenidünya düzeni içinde, üstelik  kavramsallık temeline oturmuş olarak yeniden karşımıza  çıkması hoş bir sürpriz…  M.Sadık Aslankara / Tiyatro Tiyatro Dergisi

“x” sorudur, cevaptır, bilinmeyendir, ölümdür..”x” harfi Ham ve Let’in arasına girip onu ikiye bölüyor.. Uluslararası alanda faaliyet  gösteren Hamxlet adlı bir şirkette geçen oyun Shakespeare’in dört   yüz yıl önceki iletilerinden uzaklaşarak  günümüz insanlığına farklı  mesajlar veriyor. İktidarın, büyük şirketlerin eline geçtiği mesajı ön planda.. Klasik tiyatro çizgisinden farklı bir platforma yerleştirilen  eserde, cesur sahneleri ve kural tanımayan oyunculukları sayesinde tiyatro sahnesinin sınırları ortadan kalkıyor, sürprizleri, esprileri ve gerçekçiliğiyle izleyicilerin beğenisini kazanarak dakikalarca ayakta  alkışlanıyor Hamxlet…  Ayça Zeynep Genç /Hürriyet

Sahnede modern toplumlar için doğal ama bizim gibi geri bıraktırılmış toplumlarda cüretkar bölümlerin olması, oyunun ne kadar ayrıntılı düşünüldüğünü kanıtlamaktadır.Oyun,Shakspeare’in Hamlet  oyunun yeniden yorumlanması üzerine kuruludur… Hepsi son  sahnede girişilen düelloda hayattan kopacaklardır. Elbette ailenin ortadan kalkması şirketin ortadan kalkması anlamına gelmemektedir.  Çokuluslu şirket dünyanın değişik yerlerinde ölüm saçarken, zor ile insanları köle yaparken yönetim kurulunu oluşturması kaçınılmazdır. Bir tiyatro şöleninde tanık olmak sterseniz,  bu oyunu kaçırmamanızI dilerim…  İsmail Cem Özkan / Galata Gazete

Bizim Tiyatro’nun kuruluşunda Shakespeare’in “Hamlet” oyununu sahneleyen Diper, tiyatronun 30. yılında da değişik bir yaklaşımla, çağdaş “Hamxlet”i sahneliyor... Günümüz kapitalist sistemini eleştiren Diper, Shakespeare’in “Hamlet” oyundaki kralı şirket patronu, Hamlet karakterini ise şirket vârisi olarak aktarmış sahneye…Öznur Oğraş /Cumhuriyet

Bizim Tiyatro’nun kuruluşunun ilk oyunu olan çağdaş Hamlet, 30 yıl sonra yine Zafer Diper tarafından yeni bir yorumla  izleyicilerle buluştu.. Hamxlet oyununda öne çıkan bir nokta da günümüz kapitalist sistem eleştirisiydi. Hamlet, babasının öcünü almak isterken aynı zamanda koltuk sevdasına düşmüş, şirketin  başına geçme hayalleri kurmaktadır.. 400 yıl önce Danimarka’da  geçen olaylar, daha fazla intikam ve daha fazla iktidar hırsıyla bugün Hamxlet adını alıyor..     İlkem Ezgi Aşam / Birgün 

Yeni güç odakları çokuluslu şirketler. Küreselleşme de zaten onlar sayesinde olmuyor mu? Bu yeni değerler ortamında Shakespeare’in ünlü kahramanı Hamlet’in intikam ve iktidar savaşının sınırları da  değişmek zorunda. İşte adının ortasına bir ‘x’ harfi alarak bu dönüşümü sağlıyor Hamxlet. Sadece harfle sınırlı kalmıyor bu değişim tabii ki, çağın şartlarına da uyarlanıyor içeriği. Oyun, içeriğinden  sahnelenmesine kadar hayli önemli yenilikleri barındırıyor. Zaman geçse, egemenlik alanları  değişse de iktidar kavramının ve onun için  verilen mücadelenin hiç  değişmediğini çarpıçı bir şekilde göreceksiniz.  Pegasus 

Zafer Diper ve Bizim Tiyatro adını duyunca hemen bir sevinç dalgası ile sarılıyor içim…Bu kez Hamlet, 2000'li yıllarda Hamxlet şirketinin varisi olarak karşımıza çıkıyor.. Hamlet ölürken neden kendi öyküsünü çağlar boyunca anlatacak tiyatroyu arıyor?.. Bizim Tiyatro, anti-kahramanlık yaparak öyküsünü anlatmak için sizleri tiyatroya çağırıyor… Canan Şahin / Sanat-Edebiyat
 
Günümüzde, artık çok  uluslu  emperyalist şirketler var. Bu şirketler dünyayı talan ediyorlar. İnsanlığı  açlığa ve yoksulluğa sürüklüyorlar. Hamxlet’in artık sevmediği sevgilisi  Ofelya da aklını kaçırdığı ve birbirini tutmayan konuşmalar yaptığı bir anda bu şirketlerin Güney Amerika’da darbeler düzenledikleri, Orta  Doğu’ya kendi çıkarları doğrultusunda müdahale ettiklerini  söylüyor.  Şirketi yöneten Hamxlet’in ailesinin hepsi ölüyor ama oyunun sonunda  şirket ayakta kalıyor ve yeni şirket yönetimi hemen yönetimi ele alıp işlerine devam etmeye başlıyor. Oyun kapitalist sistemin ne kadar  insanlık dışı bir sistem  olduğunu ve insanları nasıl mahvettiğini gösteriyor.  ’68’in devrimci  ruhunu  yansıtan Janis Joplin’in şarkı sözleriyle izleyicileri kapitalist sisteme  karşı isyana çağırıyor (“Özgürlük yalnızca kaybedecek bir şeyin olmamasıdır/Hiçbir şey, eğer özgür değilsen, hiçbir şeyin yoktur.”) Bizim Tiyatro, Hamlet’in çağdaş uyarlaması olan Hamxlet’i başarıyla sahneliyor… Özellikle, Memetcan Diper’in sahne performansı karşısında  insan “işte oyunculuk budur” diyor. Ofelya rolündeki Ece Erişti o çılgınlı anında, koltukların üzerinde yürüyerek  hem anlamlı hem de anlamsız sözlerini söyleyerek izleyicileri derinden etkiliyor… Shakespeare’in Hamleti’ni günümüze başarıyla uyarlayan ve hızlı tempolu ve olağanüstü oyunculuklarıyla bizlere sunan “Bizim Tiyatro”ya teşekkür ediyor ve  izleyicilere “Bu oyunu sakın kaçırmayın!” diyoruz.
Lerzan Taşçıer / Tavır

 



Toplam Hit :7503

Yazdır Yorum Ekle Email Gönder
1 2 3 4 5 Bu Haber İçin Toplam 29/7 Kere Puan Verildi (Ort:4,14285714285714)
Yorumlar( 0 )
Kaynak: Tevfik Yalçın

Kategori ¬ TİYATRO - OYUN

YORUMLAR (0)
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

OYUN, Yazan Samuel Beckett, Yöneten Şahika Tekand, İBB Şehir Tiyatroları

 18.05.2012 16:31:57

ŞAKAYLA SÖYLER HALDUN TANER: Kabare Dev Aynası Tiyatrosu

 11.05.2012 02:55:48

AMPHİTRYON: Yapı Kredi Tiyatro Stüdyosu

 10.05.2012 22:38:54

Savaştan Barıştan Müzikli Oyun , Bizim Tiyatro

 07.05.2012 16:12:39

KARMANÇORMAN:  İSTANBUL KUMPANYASI

 01.05.2012 21:55:57

28. Çocuk Şenliği Sona Erdi

 30.04.2012 17:12:00

DEVLET TİYATROLARI MAYIS PROGRAMI

 30.04.2012 16:48:41

Nekrassov: İBB Şehir Tiyatroları Yeni Oyunu

 28.04.2012 15:01:26

Oyunbaz, iki farklı oyun ile sahnede…

 28.04.2012 00:27:11

İBB Şehir Tiyatroları Nisan Ayı Son Hafta 1 i Yeni 7 Oyun

 24.04.2012 12:57:33

 
 
 
ÜYE & YAZAR GİRİŞİ
Üye Girişi
Yazar Girişi
 
ÜYELERİMİZDEN
 
 
DUYURULAR
İBB Şehir Tiyatroları’na TOBAV Tiyatro Çırakları Başarı Ödülleri’nde 5 Ödül
Soner Çakmak: Alacakaranlık Notları Resim Sergisi, 18 Mayıs - 1 Haziran düş yolcusu sanat durağı Sanat Galerisi
KARMA SERG VARDİYA: Fuat Acaroğlu Özlem Acaroğlu Yiğit Altıparmakoğulları Levent Aygül Can Aytekin Ayfer Karabıyık
EKİP TİYATROSU MAYIS OYUNLAR
Düş Yolcusu Sanat Durağı, Öznur Eren Resim Sergisi: 5 Mayıs - 17 Mayıs 2012
Bilgi Eğitim / Seminer / Felsefenin Sanata Bakışı / 5 Mayıs 16 Haziran
Bilgi Eğitim / Seminer / Felsefenin Sanata Bakışı / 5 Mayıs 16 Haziran
 
 
ANKET
 
yükleniyor...
anket sonucunu göster>>
 
E-Veri Bilişim Hizmetleri