Yazar Girişi 

 

 

TİYATROTİYATROTİYATRO

Tiyatro Oyunbaz

 Bir Başoyun : Anton Çehov "Martı"

VIII. Lions Tiyatro Ödüllerinden
"Vasıf Öngören Özel Ödülü" 2008

         

OYUNBAZ, ÇEHOV’UN “MARTI”SINI BU SEZON DA SAHNELİYOR!..

Birlikte üretmeyi, samimi ve iyi tiyatro yapmayı, amatör ruhla profesyonel ürünler çıkarmayı hedefleyerek geçtiğimiz yıl bir araya gelen Oyunbaz, ilk oyunu "Martı"’yı bu sezon da sahneliyor.

Geçen sezon izleyicisinden büyük ilgi gören, Çehov’un ünlü oyunu Martı, Ocak ayı itibarıyla tekrar sahne alacak.

NE DEDİLER

“..Martı gösterimini izlemelerini bütün tiyatro ve Çehov severlere önemle öneririm. Tadı damağınızda kalacak ve tiyatronun "amatör"lükle o eşsiz ve sonsuz yaratıcı ilişkisini yeniden duyumsayacaksınız...”
Ataol Behramoğlu
(Cumhuriyet - 16.06.2007)

"Ülkemizde Çehov'un doğru sahnelendiğinin göstergesidir bu uygulama. Tüm Çehov severler görmeli bu uygulamayı..."
Tuncer Cücenoğlu

“Afişinden dekoruna, program dergisinden ışığına kadar çok özenli bir çalışma. Boş zamanlarınızda bazı eskimiş kurumları da ziyaret ederek, onlara tiyatronun coşkusunu hatırlatmanızda yarar var. Ortalıkta çok fazla ölü martı dolaşıyor çünkü!”
Nedim Saban

“...Martı oyununu izledim ve çok başarılı bulduğumu söyleyebilirim. ...Amatör ruhun, onlardaki pırıltının özellikle bir sürü oyuncuya ders verici nitelikte olduğunu düşünüyorum...”
Yurdaer Okur

OYUN ÜZERİNE

Uçan kuşlar martılar, yeşil tatlı bir bahar, gülen, şen sevdalılar vardı...

“Dört kadın, altı erkek, tonlarca aşk ve bir göl manzarasından oluşan bir komedi yazıyorum.”(Anton Çehov).

Yıkılmaya yüz tutmuş çarlık Rusyasının son demlerinde, kentleşme ve sanayileşmenin dayattığı değişimin bunalıma sürüklediği aydınlar ve küçük burjuva sınıfı. Çehov’un “öfkelenerek ve acıyarak bakıyorum” dediği oyun kişileri işte bu sınıfa ait, düşmüş toprak soylularıdır. Eylemsizlik içinde uyurgezer gibi yaşayan bu insanların diyalogları yaşamaya, bir şeyler yapmaya karşı duyulan güçsüzlüğün, can sıkıntısının çevresinde dolanır durur. Ruhları Konstantin Treplev’in vurduğu martı kadar ölü olan bu insanlar, o zavallı martı kadar şanslı değildirler, çünkü onlar ne yaşarlar ne de ölüdürler.

Maksim Gorki’ye göre “Yaşamdaki küçük olguların, önemsiz görünen küçük şeylerin trajik doğasını hiç kimse Çehov kadar açık anlatmamış, onun kadar derinlemesine sezmemiştir. Ve daha önce hiçbir yazar, orta sınıf yaşantısının donuk kaosu içinde, utançlı ve acınası olan her şeyi böylesine acımasız ve aslına uygun bir tablo halinde gözler önüne sermemiştir.”

19.yüzyılın sonlarında feodalizmin temelleri sarsılırken Çehov tarafından sezilen bu insanlık durumu bugün devâsâ bürokratik örgütlenmeler, çokuluslu şirketler ve medya tarafından yönlendirilen bir toplum karşısında giderek yalnızlaşan ve güçsüzleşen günümüz insanının tipik kişilik yapısının bir özelliği olarak her an, her yerde görülebilmektedir. İmaj takıntısı, yüzeysellik, güce tapınma, tüketim ve mülkiyet hırsı, yabancılaşma, yalnızlık, anlamsızlık, tatminsizlik, başarı hırsı, aç gözlülük, şöhret hayranlığı, ideal eksikliği, rekabet, mistisizm tutkusu, yaşlanmaktan, hastalanmaktan ve ölümden duyulan korku gibi çağdaş kültürün özellikleri olarak tanımlanabilecek durumlar Çehov karakterlerinin iç dünyalarının günümüze iz düşümüdür adeta.

21. yüzyıl insanları olarak Çehov’un şu sözlerini üzerimize alınmamız yadırgatıcı olmasa gerek:
“Havaların güzel olacağı, ürünlerin daha çok olacağı, güzel bir aşk serüvenini yaşayacağımız umuduyla, daha zengin olmak, ya da emniyet müdürlüğüne atanmak umuduyla yaşamaya alışığız; ama akıllanmak umuduyla yaşayan kimseye rastlamadım hiç. Yeni Çarın yönetiminde herşey daha güzel olacak deriz, iki yüz yıl sonra daha güzel olacak deriz, ama kimse bu güzel günlerin yarından başlaması için çaba harcamaz. Yaşam, bütününde, giderek daha karmaşık hale geliyor, kendi keyfince ilerliyor, ve insanlar giderek daha akılsız hale geliyor, yaşamdan soyutlanan insanların sayısı her geçen gün artıyor.”


 Anton Pavloviç Çehov
  Anton Pavloviç Çehov
  
(1860 - 1904)

Öyküleri, romanları, fıkraları, skeçleri ve oyunlarıyla Rus Yazınının önemli isimlerinden Anton Pavloviç Çehov, 17 Ocak 1860’da Taganrog’da doğdu. Babasının bakkallık yaptığı bu kentte yaşadığı tekdüze, sıkıcı ortam daha sonraki yıllarda öykülerinin, oyunlarının temasını ve konusunu oluşturdu. Ailesi ekonomik nedenlerle Moskova’ya taşınsa da, o liseyi bitirinceye kadar Tagonrog’da yaşadı. Bu döneminde “Babasız” adlı bir oyun yazdı. 1879’da ailesinin yanına giderek Moskova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaydını yaptırdı. Tıp öğrenimini sürdürürken, haftalık bir mizah dergisine skeçler, kısa öyküler yazarak ailesinin ekonomik yaşamına katkıda bulundu.  Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra bir süre hekimlik mesleğini birinci iş olarak görmüş, daha sonra çevresinin etkilemesiyle yazarlığa yönelmiştir.

Oyun yazarlığının başlangıç döneminde tek perdelik oyunlar yazan Çehov’un ilk profesyonel çalışması 1884’de yazdığı “Dağ Yolunda”dır. Bu oyunun tek perdelik “Kuğunun Şarkısı” (1885), “Ayı” (1888), “Teklif” (1889), “Bir Evlenme” (1890), “Jübüle” (1892) adlı oyunları izledi. Çehov, 1887’de ilk uzun oyunu “İvanov”u yazdı. “Omurgasız Avare” olarak tanımladığı oyun kahramanı İvanov, daha sonraki yıllarda yazdığı oyunlarda zaman zaman kendini gösterdi.  “İvanov”u, “Martı” (1898), “Vanya Dayı” (1899, “Üç Kızkardeş” (1901), “Vişne Bahçesi” (1904) adlı oyunları izledi.

Anton P. Çehov, öykülerinde ve oyunlarında, bir sorunu çözmekten çok, sorunu “doğru” olarak ortaya koymayı amaçladı. Bu amaca uygun olarak, karakterlerin iç dünyasını ayrıntılı vererek, motifler ve simgeler yoluyla temanın gelişimine ve anlatıma şiirsellik kazandırdı. 1901’de oyunlarının tanınmasında ve ilgi görmesinde önemli bir yer oluşturan Moskova Sanat Tiyatrosu oyuncularından Olga Knipper’le  evlendi. 1904’de Moskova Sanat Tiyatrosu Çehov’un doğum yıldönümünde “Vişne Bahçesi”ni Stanislavski yönetiminde sahneye çıkardı. Onun bu son oyunu büyük bir başarı kazandı.

On yıla yakın bir zamandır, süren ciğerlerindeki rahatsızlık arttı. Tedavi görmek için gittiği Almanya’nın Badenweiller kentinde 2 Temmuz 1904’de öldü.
  

GÖSTERİM TARİHİ VE YERİ

14 Mayıs Çarşamba 20:30
29 Mayıs Perşembe 20:30

Bilgi Üniversitesi
Dolapdere Kampüsü Tiyatro Salonu

Bilgi ve rezervasyon:
(536) 422 15 22


Yazan Anton Çehov
Çeviren Ataol Behramoğlu çevirisi temel alınarak, Behçet Necatigil ve Mehmet Özgül çevirilerinden derlenmiştir.
Yöneten Abdullah Cabaluz
Yönetmen Yardımcısı Orkun Yeşim
Reji Asistanı Pınar Akkuzu
Sahne Amiri Onur Yıldırım
Işık/Ses Ali Ulvi Coşkuner, Arda Doğan, Evren Palabıyık
Efekt Can Şahin
Grafik Tasarım A. Sinan Cebecigil
Dekor, Kostüm, Makyaj Oyunbaz

Oynayanlar
Pınar Akkuzu, Aslıhan Azeri, A.Sinan Cebecigil, Güray Dinçol, Tuna Öztunca, Güven Soydan, Evrim Şahintürk, Tolga Şengül, İpek Türktan, Sibel Ulusoy, Orkun Yeşim, Onur Yıldırım.

Oyunbaz
Pınar Akkuzu, Aslıhan Azeri, Abdullah Cabaluz, A.Sinan Cebecigil, Ali Ulvi Coşkuner, Gökçen Dağdelen, İmra Dinçer, Güray Dinçol, Arda Doğan, Tuna Öztunca, Evren Palabıyık, Güven Soydan, Can Şahin, Evrim Şahintürk, Tolga Şengül, Öznur Turalıoğlu, İpek Türktan, Sibel Ulusoy, Orkun Yeşim, Onur Yıldırım.

 

İZLEYİCİ GÖRÜŞLERİ:
Çehov'un oyunlarının başında komedi yazar fakat hep dramatik
oynanmıştır (tanık olduğum kadarıyla) ve diyorum ki ne güzel Çehov ve
ne güzel Oyunbaz ve ne kadar güzel bir komedi aklınıza, ruhunuza
sağlık.
(Özgür Emre Yıldırım)

 

"Hay Allah, şimdi kadının düştüğü duruma bak... Ay gülücem ama yok
gülmemek lazım, yazık, yok tutamıycam :))" dedirten, sonra da "Bunları
bir yerden hatırlıyorum, bizim evden, işyerinden..." diye düşündüren,
sürükleyici, hoş müzikli, uzun :) , çok güzel bir oyun. Tüm ekibe
teşekkürler ve başarılar...
(Burcu)

Oyun gerçekten çok iyiydi. sahneler fotoğraflar herşeyiyle harikaydı.
Oyuncuların hepsinin ellerine sağlık herkes çok iyi dolduruyordu
rolunü. Ama ben Maşa'ya bayıldım. Biraz daha çirkin bir kız
seçselermiş keşke. Hem çok iyi oynuyordu hem de sahnede çok iyi
duruyordu. Ellerine sağlık hepsinin. Mutlaka görülmeli.
(Burak)

İtiraf etmeliyim önyargılıydım. Ancak şimdiye kadar seyrettiğim en
doğru Martı yorumuydu. Hem ruhum hem kulaklarım doydu. Yeni sezonda
Anadolu yakasında görmek isteriz.
(Kerem)

Oyunun sonunda hani yanınıza gelmekte tereddüt eden birisini
hatırlarsanız işte o bendim, Neden gelemediniz yanımıza diye
sorarsanız? ileride nerede olacağınızı tahmin etmek çok da güç değil
de ondan. Başarılar sizi izlemek çok keyifliydi. teşekkürler ...
(Eray Yılmaz)


Tiyatro Oyunbaz


www.tiyatroyunbaz.com

Haber Kaynak: Tiyatro Oyunbaz
Anton P. Çehov Fotoğraf: Tiyatro Oyunbaz
Anton P. Çehov Özgeçmiş: İBB Şehir Tiyatroları 1991-92 Dönemi
Oyun düzeni: "Vanya Dayı" (Dyadya Vanya) Oyun Broşürü (*)

(*) Anton Pavloviç Çehov (1860 - 1904) Özgeçmişini aradığımda; çeşitli kaynaklardan ulaşmak olanaklıydı. Yaşadığı ülkenin , Ülkemizdeki temsilcilerinden de istenebilirdi (bunu yaptık: Bekliyoruz...). Ancak, "Martı" oyunu için bu özgeçmişi sayfamıza koyarken; yine bir tiyatroyu kaynak göstermek birinci seçkimdi. İstanbul Şehir tiyatroları öylesine güzel bir "Özgeçmiş" hazırlamış ki burada bu çalışmayı yapan yazarın adını da kurumun yanında yazmak bizler için zevkli bir görev olurdu.
Sonsuz teşekkürlerimizle...
Tevfik Yalçın 

 

 

 

 


evetbenim
sanatı, sanatçıyı, yaşamı paylaşmak için...

 

 

 

 

 

 

 

 




 

Yorum Yaz / Oku

Ana Sayfa | İletişim Sitemizde yer alan tüm yapıtların kullanım hakkı sanatçıların ve/veya yasal temsilcilerinin olup yasaların güvencesi altındadır. Yazılım: E-Veri
Yeni haberleri bilgisayarınızdan takip etmek için bu programı kurabilirsiniz ve RSS Servisi sayfasını programa tanıtabilirsiniz.


Copyright ©2010 Evetbenim |  Powered By :  E-VERI e-ticaret içerik yönetimi web tasarımı